Aklım erdi ereli, sağı solu karıştırmayı, her nedense çok severim. Bu tavrım, sanırım, hiç olmadık kitaplarla, aniden karşılaşmamı sağlamıştır. İşte tam burda, hemen zaman içinde bir yolculuk yapıp, 1978, yahut 1979 yılına gidiyoruz. Nerde karşılaşmıştım, açıkçası unuttum.
Adamın adı: ERIC HOFFER ve yanlış anımsamıyorsam, amerikada, Şikago limanında, dok işçisi olarak çalışıp, emekli olmuş bir adam.
Yani adam, ESKİ HAMAL…
ANCAK, yanıldığımı sanmıyorum, o yıl aldığım kitabının ilk baskısındaki,çok özel bilgileri, muhtemelen TÜRK yayıncı, daha sonraki baskılarda, galiba silmiş.
Peki neydi o özel bilgiler…
Ağır ağır yürüyelim…
Bir alman göçmen ailesinin oğlu HOFFER…
Dikkat edin lütfen; okumayı 20li yaşlarının başında öğrenir. Zamanında , TUR yayınevinden çıkan kitabının önsözünde, şöyle diyor HOFFER…
Okumayı becerebildiğim gün, dünya, bambaşka görünmüştü gözüme. Aklımı oynatacaktım neredeyse.
Hoffer o kadar haklı ki… anlatamam.
Bu fakir de, 1961 yılının sonbaharında, TARSUS – ATATÜRK ilkokulunda, okumayı söktüğü günlerde, ( nasıl unutulur ki böyle bir mucize!), aklını oynatacaktı. Okulun koridolarını dolaşıyor, bütün levhaları, tekrar tekrar okuyordum.
O yüzden HOFFER’ı çok iyi anlıyorum.
Gündelik ücretimin büyük bir kısmını,kitaplara ayırmaya başlamıştım diyor.
Ve HOFFER, müthiş bir gözlemci.
Limanda, birlikte buğday çuvalı taşıdığı arkadaşlarını, tutum ve tavırlarını, siyasi anlamalarını, mikroskop gibi, gözlemliyor da gözlemliyor.
En önemlisi, gerektiğinde de, NOT TUTUYOR.
KUSURA bakılmasın, bu topraklarda, YAZMAK adeta suçtur.
İlle de,yalan yanlış- eksik gedik, “” dinleyeceksiniz”. Özellikle dindar kesimde.
Bir çatı katında kiracıdır HOFFER.
Kitabını, “ sosyoloji” doktorası yapan bir arkadaşıma gösteriyorum. Arkadaşım, yayınevi,biraz islami duyarlılığı olduğu için, kitabı okumayı reddediyor. Yahu hiç olmazsa, bir göz at diyorum. Gülüyor.
İş, bu kadar sade ve basit değil.
Bu topraklarda, kimseler, “ bir başkasını, merak edip de okumaz”…
Allah etmeye, okurlarsa, cehennemlik olurlar.
O yüzden, merhum CEMİL MERİÇ, “ bu ülke” adlı kitabına, “” oku” evladım uyarısıyla başlamıştı.
Merak ediyorum, son 5, 10, 15 yıl içinde, dindarlar- sahtiyan milliyetçiler, hatta sol-solumtıraklar… hiç akledip, CEMİL MERİÇ okudular mı acaba!
O sosyolog arkadaşım uzun yıllar, bir devlet üniversitesinin, sosyoloji bölüm başkanlığını da yürütmüştü.
İşte bu kitle hareketleri içinde, HOFFER farkediyor ki, insanlar, kitlenin temel “ söylemleri” dışında, başka bir söylemi, garip biçimde, reddediyorlar.
Yalnızlık korkusu.
PSİŞİK Güvensizlik.
KİMBİLİR…
Hoffer’ın bu “” reddini”, PRF ERIC FROMM, daha da akademik hale getirip, “” özgürlükten” kaçış şeklinde temellendiriyor.
85 milyonluk bu ülkede, Hoffer’ı, Fromm’u, kaç kişi okudu acaba… ben, bulduğum günden beri, HOFFER’ı, başucu kitabı yapmışımdır.
HOffer’ı takiben, PRF VAMIK VOLKAN’ı bulduk.
H.tepe üniversitesi mezunu.
Konusunda, dünyaca tanınmış bir PSİKİATRI…
İLK aldığım kitabının adı, zaten başlı başına bir anlam bütünlüğü veriyor insana: KÖR İNANÇ…
Ülkemizde MADIMAK’ı, Maraş’ı, Çorum’u yakanlar…
Hiroşimayı kavuranlar.
Milyonlarca MUSEVİYİ , gaz odalarında yakanlar kimlerdi.
VOLKAN Hoca’nın, doyumsuz bir eseri var, lütfen okuyun:
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün, “”” psiko biyografisi”…
Sanırım, böyle bir anlama zemininde, ATATÜRK’le ilgili olarak, benzer- eşdeş bir çalışma yok, bilebildiğim kadarıyla…
Bu yazı sürdürümünün başından beri, kimileyin doğrudan-kimileyin dolaylı olarak anlatmak istediğimiz şey, husus,anlama alanı…
İnsan aklının özgürlüğü meselesi.
Yine CEMİL MERİÇ’e, dikkatle kulak verelim: İDEOLOJİLER, İDRAKLERİMİZE GİYDİRİLMİŞ, DELİ GÖMLEKLERİDİR diye yazıyordu.
Ancak ve ancak… bugün gelinen noktada, ideolojilerin yerini, “islam” almaktadır.
Dünyanın bir çok yerindeki, “ müslüman göçmenler”, kendilerine memleketlerini açan ülkelere, açıkça, NANKÖRLÜK etmektedirler. İnsan , zaman içinde, hiç kuşkunuz olmasın, “” dinleri” tasviye edecektir.
Evrenin sonsuz, laciverdi bahçesi içinde, gerçekten İNSAN olmanın huzurunu, esenliğini…
Kardeşliğini yaşayacaktır.
Sonra dönüp, kendine , “” HAY ALLAH, BEN NA’PMIŞIM YAHU” diyecektir.
Emin olun...